TBMM Genel Kurulu’nda Tarım ve Orman, Gençlik ve Spor ile Dışişleri bakanlıklarının bütçeleri görüşülüyor

TBMM Genel Kurulu’nda Tarım ve Orman Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığının 2021 yılı bütçeleri görüşülüyor.

Bütçeler üzerinde MHP Grubu adına söz alan İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu, tarım politikalarının küresel pazarlar ve ihtiyaçlar, bilimsel ve teknolojik gelişmeler ile iklim değişiklikleri dikkate alınarak belirlenmesinin zorunlu bir hal aldığını söyledi.

Tarım-sanayi entegrasyonunun sağlandığı kırsal cazibe birimleri olan tarım kentleri kurulması gerektiğini dile getiren Kalyoncu, tarım kentlerinin hayata geçirilmesiyle kırsal yerleşim bölgelerinde sağlanacak sosyoekonomik gelişme sayesinde terör propagandasına konu olacak alanların da ortadan kaldırılacağını belirtti.

Tarım üretiminde ürün deseninin yeniden planlanması gerektiğinin altını çizen Kalyoncu, “Bu planlamayla yetiştiricilikte modern yöntemler, tarım kültürü ve yetiştirme teknikleri de kullanılarak birim alanda en yüksek verimin elde edilmesi sağlanmalı. İklim, toprak ve ürün ilişkisi en verimli şekilde değerlendirilerek kaliteli ve pazar değeri yüksek ürünlerle iç ve dış pazarın ihtiyaçları doğrultusunda, monokültür üretim biçiminden çıkılarak ürün çeşitliliği artırılmalı.” dedi.

Kalyoncu, suyun verimli ve etkin kullanımı için suyun üretim alanına taşınmasında kayıpların önlenmesi ve yetiştiricilikte toprağın değil bitkinin sulanmasının sağlanması gerektiğini ifade etti.

“Organik tarımsal üretim teşvik edilmeli”

MHP Malatya Milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu, tohumun, en önemli konulardan olduğunu söyleyerek, “Türkiye gelecek yıllara ve nesillere aktarabileceği milli bir tohum politikası ortaya koymalı. Bu nedenle Türkiye’de tarımın güçlenmesi için tohumculuk sektörünün desteklenmesi gerekiyor.” dedi.

Organik nitelikli tarımsal üretimin daha da teşvik edilmesi gerektiğine dikkati çeken Fendoğlu, havza bazlı ürünlerin, destekleme programı, bölgesel avantaj ve dezavantajları göz önüne alınarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini işaret etti.

Fendoğlu, hal yasasında yapılması gereken değişiklikler hakkında henüz somut adımlar atılmadığını hatırlatarak, “Gıda güvenliği sağlanmalı. Et ve süt ihtiyacımızın yurt içinde sürdürülebilir şekilde karşılanması, hayvan varlığımızın artırılması, niceliğin geliştirilmesi için suni tohumlama çalışmalarının yaygınlaştırılması, hayvancılık işletme ölçeklerinin büyütülmesine yönelik destekleme programları devam ettirilmeli. Bu bağlamda yem bitkileri desteklemeleri de sürdürülmeli.” ifadelerini kullandı.

Halen su varlık ve kaynaklarının korunması yönetimi konusunda yeterli mevzuat bulunmadığını söyleyen Fendoğlu, “Bu, çok önemli bir eksikliktir. Su kanunu acilen çıkarılmalı.” dedi.

“Türk sporunda büyük problemler var”

MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, Türk sporunda büyük problemler olduğunu, bu sorunların çözümüne yönelik spor kulüpleri ve spor federasyonları yasasının bir türlü çıkarılamadığını söyledi.

Futbol kulüplerinin borçlarına değinen Sancaklı, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’un toplam borcunun, 2015’te toplam 4,7 milyar lirayken, 2020’de 13,1 milyar liraya yükseldiğine dikkati çekti.

Süper Lig’deki 18 takımın borcunun ise 2017’de 7 milyar lirayken 2020’de yaklaşık 20 milyar liraya ulaştığına işaret eden Sancaklı, bu durumun, kulüplerin çoktan battığını gösterdiğini ifade etti.

Konuya geçen yılı Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Bankalar Birliğinin yürüttüğü çalışmayla müdahale edildiğini anımsatan Sancaklı, şöyle devam etti:

“Bu kulüpler neden bu durumda? Süper Lig’de 21 takım var. 20 de PTT Ligi’nde desek, aşağı yukarı 400-500 yönetici var. Türk futbolunu yöneten 1000 kişi var. Yönetim kurullarında o 1000 kişinin içinde bir milli futbolcu yok. Yönetim kurullarında bir tane milli futbolcu olmayan, bu işin içinden gelmeyen bir tane adam olmayan bir yerde bir şeyler nasıl iyi gidebilir? Peygamber Efendimiz, ‘İşi ehline verin.’ demiş. Biz işi tamamen tersine vermişiz, şimdi niye bu hale geldik diye ağlıyoruz. Bu paralar nasıl harcanmış? Bunların çoğu iş adamı, holding patronu yani parayı yönetmeyi biliyor. Holdingleri de almış başını gidiyor, Allah daha çok versin. Aynı adamlar kulüp yönetiyor. Kulüp batıyor. Neden? Holdingde kişisel sorumluluğu var, kendi cebinden harcıyor parayı; kulüplerde yok, istediği gibi harcıyor. Sorumluluğu yok. Ondan sonra alıp başını gidiyor. borçları da bırakıyor.”

Sancaklı, yapılacak düzenlemeyle spor federasyonları başkanları veya yönetim kurulu üyeleri, bulundukları dönemdeki fazla borçlardan kişisel sorumlu olacağını, bulundukları dönemin dışında borçlanma yapamayacaklarını aktardı.

Dünyanın en büyük futbol kulüplerinde Manchester United, Real Madrid, Barcelona, Bayern Münih, Paris Saint-Germain’i hatırlatan Sancaklı, “Bu kadar ilgileniyoruz ya hani bana birinin kulüp başkanının ismini söylesenize? Ben de bilmiyorum. O ülkelerin federasyon başkanı kim? O da çok önemli değil. Neden? Sistem kurulmuş, oturmuş ve işliyor. Başkan o olmuş, bu olmuş falan çok fark etmiyor.” dedi.

Türkiye’deki kulüp başkanları ve yöneticilerin, “Yasa çıkarsa yönetici, başkan bulamazsınız. Bu kriterleri koyarsanız biz gelemeyiz.” dediklerini aktaran Sancaklı, “Bu kulüpleri zaten siz bu hale getirdiniz. Koca 83 milyonda adam gibi, ahlaklı, güzel yönetecek insanlar mı yok? Türkiye Cumhuriyeti’nde, bir tek siz mi varsınız yani? Onlara maalesef kötü haberim var, bundan sonra bu mahallede olmayacaksınız.” değerlendirmelerinde bulundu.

“Bizim bizden başka dostumuz yok”

MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, “Ey Macron, Ey Miçotakis, Ey Paşinyan, Ey Trump demekle neyi hedefliyoruz, niye bunu söylüyoruz?” gibi ifadelerin dile getirildiğini hatırlatarak, “Türkiye’nin durduğu yerde efelenme gibi durumu söz konusu değil. Ben bekliyorum, biri de ‘Ey Erdoğan’ diyen zihniyeti bir sorgulamaya tabii tutsun. Bir çözümlemeye tabi tutalım. Acaba ne var bunu arkasında? Çünkü ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ artık içe çekilme, pasif durma, eziklik hissiyatına boğulan bir yapı değil.” dedi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Türkiye’ye durup dururken efelenmediğini dile getiren Aydın, şöyle konuştu:

“Biz artık Akdeniz’deyiz. İlk kez orada hidrokarbon arayışı başlattık. Karadeniz’de sondaj yaptık. Kıbrıs’la ilgili meseleleri buzdolabından çıkardık. 46 yıllık meseleyi bir günde çözdük. Açtık Maraş’ı. Bunları niye görmüyoruz? 30 yıllık Karabağ meselesinde ilk kez açık ve net, malla, canla, bütün varlıkla destek olunacağı söylendi. Elde edilen bu başarıları hasımların birçoğu görüp itiraf etti. Hiç değilse artık uluslararası bağlamda ‘Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için’ olmayı sahaya sürüp bunu uygulamak zorundayız. Çünkü gerçekten bizim bizden başka dostumuz yok. Bizi biz eden değerlere sağlam bir şekilde bağlanalım.”???????

Kaynak: Anadolu Ajansı / Sinan Uslu

Tavsiye Edilen Yazılar