Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, canlı yayında gündemi değerlendirdi: (2)

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türk dış politikasının ilkelere dayalı ve pragmatik olması gerektiğini belirterek, “Dış politikada mottolar ya da şekil peşinde değiliz. Tam tersi ulusal çıkarları korumaya ve gündemi şekillendirmeye çalışıyoruz.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türk dış politikasının ilkelere dayalı ve pragmatik olması gerektiğini belirterek, “Dış politikada mottolar ya da şekil peşinde değiliz. Tam tersi ulusal çıkarları korumaya ve gündemi şekillendirmeye çalışıyoruz.” dedi.

Çavuşoğlu, Haber Türk’te katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtlayarak değerlendirmelerde bulundu.

Türk dış politikasının yeni bir mottosu olup olmadığına ilişkin soruya Çavuşoğlu, Türk dış politikasının ilkelere dayalı ve pragmatik olması gerektiği yanıtını vererek, “Dış politikada mottolar ya da şekil peşinde değiliz. Tam tersi ulusal çıkarları korumaya ve gündemi şekillendirmeye çalışıyoruz.” dedi.

Çavuşoğlu, Dışişleri Bakanlığı’nın “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ilkeleri temelinde oluşan geleneklerinin varlığına dikkati çekerek, dünyanın ve dış politikanın hızla geliştiğini, bu gelişmeler karşısında da dış politikada değişikliklere ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

İnsani bir dış politika izlemek durumunda olduklarını aktaran Çavuşoğlu, yeni dış politika vizyonuyla yapay zekadan ve dijital teknolojiden faydalandıklarını da dile getirdi.

Çavuşoğlu, ekonomik gücün Asya kıtasına doğru kaydığını gözlemlediklerini ve “Yeniden Asya” girişimini başlattıklarını belirtti.

Türkiye’nin yalnız olduğunu hiç hissetmediğini kaydeden Çavuşoğlu, tüm dünyaya karşı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve kendilerinin “Dünya 5’ten büyüktür” dediklerini ve mazlumların sesi olduklarını söyledi.

“Libya’yı Mısır veya başka bir ülkeyle bir rekabet alanı olarak görmüyoruz”

Türkiye’nin Mısır’la deniz yetki alanlarıyla ilgili bir anlaşma imzalama ihtimaline ilişkin sorulmasına üzerine Çavuşoğlu, bunun gerçekleşmesi durumunda Mısır’ın karlı çıkacağını herkesin bildiğini belirtti.

Çavuşoğlu, Yunanistan’la imzaladığı anlaşmada Mısır’ın Türkiye’nin kıta sahanlığına ve sınırlarına saygı gösterdiğini belirterek, Mısır’la ilişkiler normalleştikten sonra böyle bir anlaşma müzakere edebilme ihtimalinin olduğunu ve anlaşırlarsa imzalayabileceklerini söyledi.

Bakan Çavuşoğlu, Libya’nın Mısır’la Türkiye arasında bir rekabet alanı olup olmadığına ilişkin soruya, “Biz Libya’yı Mısır veya başka bir ülkeyle bir rekabet alanı olarak görmüyoruz. Başkaları da görmesin. Gelin hep beraber yeni yönetime ve Libya halkına yardımcı olalım.” yanıtını verdi.

Çavuşoğlu, Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şukri ile samimi görüşmelerinin de olduğunu ve mevkidaşının “rahatça çalışılabilecek” biri olduğunu belirtti.

İsrail’le bu düzeyde bir ilişkinin mümkün olup olmadığına ilişkin soruya ise Çavuşoğlu, “İsrail’e bir büyükelçi atayacak olsak bunu açıkça söyleriz. Böyle bir kararımız yok.” cevabını verdi.

Çavuşoğlu, ayrıca İsrail’le ilişkilere dair, “Yeni hükümetin politikasında bir değişiklik olursa biz de bunu değerlendiririz.” ifadesini kullandı.

Kosova’nın Kudüs’te büyükelçilik açmasına ilişkin soruya cevaben Çavuşoğlu, “(Kosova) Son derece talihsiz yanlış bir karar aldı. Telkinlerde bulunduk. Maalesef bir tanınma uğruna ilkelerden vazgeçtiler.” değerlendirmesini yaptı.

ABD ile ilişkiler

Çavuşoğlu, ABD ve Türkiye arasında anlaşmazlık unsuru olan S-400 hava savunma sisteminin çözümüne ilişkin, “tek tarafın dayatmasıyla” bir sorunun çözülemeyeceği değerlendirmesinde bulundu.

Her iki tarafın da kabul edebileceği bir çözümün bulunması gerektiğine işaret eden Çavuşoğlu, “Başkasından almayacaksın, hangi şartı koşarsam benden alacaksın diye bir dayatma nerde var, bunu kim kabul eder? Bundan sonra bir yol haritası konusunda da bir mutabakata varmamız lazım. Tek taraflı yaklaşımlar sadece bize karşı değil kime olursa olsun doğru bir yaklaşım değil.” dedi.

Çavuşoğlu, S-400 konusunda Girit benzeri herhangi bir model formülünün olup olmadığına ilişkin soruya, “Bu kadar parayı götürüp herhangi bir yerde tutmak için vermedik. S-400’e bir formül lazım. Bunu biz kullanmak için aldık.” yanıtını verdi.

Savunma sanayisi

Türkiye’nin Suriye ve Libya’da görüş ayrılıklarını iş birliklerine dönüştürdüğünü belirten Çavuşoğlu, “Yeri geldiği zaman görüş ayrılığı içinde olabilirsiniz. Ama görüş ayrılığını iş birliğine dönüştürebilme becerinizin de olması lazım. Biz bunu yapıyoruz.” dedi.

Çavuşoğlu, Türkiye’nin üçüncü ülkeye SİHA satması konusunda herhangi bir ön koşulunun olmadığını dile getirdi.

Rusya ve Ukrayna arasındaki gerginlik konusunda iki ülke taraflarıyla görüştüklerini aktaran Çavuşoğlu, “Herkes anlaşabilirse herkese savunma sanayisi ürünü verebilir. Bu Rusya karşıtlığının bir tezahürü değildir. Bugün Rusya da bizim savunma sanayisi ürünlerimize ihtiyaç duyarsa, biz onlardan nasıl S-400 aldıysak biz de Rusya’yla da oturur müzakere ederiz.” diye konuştu.

“Rusya’ya da SİHA satarız mı diyorsunuz?” sorusunun sorulması üzerine Çavuşoğlu, Rusya veya başka bir ülkeye SİHA satabileceklerini söyledi.

Rusya’nın Türkiye’ye yönelik uçuşları kısıtlama kararı

Çavuşoğlu, Türkiye’deki yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısının artmasından dolayı Rusya’nın Türkiye’ye yönelik uçuşları kısıtlama kararı aldığını belirterek, “THY de uçuşları durdurdu. Bunun sebebi Türkiye’de Kovid pozitif sayısının artması maalesef.” dedi.

Bu kararın arkasında “bir siyasi saik olmadığını” söyleyen Çavuşoğlu, Türkiye’nin de vaka sayısının artması üzerine Kovid-19’la mücadele için ilave tedbir kararı aldığının da altını çizdi.

Çavuşoğlu, vaka sayısı düştükten sonra Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’la birlikte Moskova’ya giderek Türkiye’nin geçen yıl Almanya’yla yaptığı iş birliği modeli uygulamasını anlatacaklarını belirterek, “Önce sağlık bakanlarımız görüşsün dediler. Şimdi Rusya’dan bir heyet Antalya’ya geliyor. Bu uygulamaları sahada görecekler, güvenli turizm nasıl oluyor. Daha sonra biz gideceğiz.” diye konuştu.

Türkiye’deki vaka sayısının düşmesinin ardından Rusya’nın bu kararını gözden geçireceğine inandıklarını belirten Çavuşoğlu, güvenli turizme ilişkin Almanya’yla geçen sene uygulanan iş birliği modelinin Rusya’yla da hayata geçirilebileceğini söyledi.

Kıbrıs konulu 5+1 formatındaki gayriresmi toplantı

Çavuşoğlu, İsviçre’nin Cenevre kentinde gelecek hafta garantör ülkelerin de katılımıyla düzenlenecek 5+1 formatındaki Kıbrıs konulu gayriresmi toplantısının amacının, “neyi müzakere edeceklerini konuşmak” olduğunu belirtti.

Türkiye ve KKTC’nin toplantıya yapıcı bir anlayışla gideceğini söyleyen Çavuşoğlu, “Ne istediğimizi de net bir şekilde anlatacağız. Federasyonun niye olmayacağını da anlatacağız.” diye konuştu.

Çin’le ilişkiler

Çavuşoğlu, Çin’le ilişkiler ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ne ilişkin bir soruya, “Türkiye Doğu Türkistan konusunda elbette hassastır. Bu konuda üzerine düşeni yapıyor, yapmaya devam edecektir.” yanıtını verdi.

Türkiye’nin ikili temaslarda ve her düzeydeki temasta bu konuya ilişkin hassasiyetini ve beklentilerini dile getirdiğini belirten Çavuşoğlu, bu konuyu insani bir sorun olarak gördüklerini, Uygur Türklerinin Türkiye’yle olan bağlarının yok sayılamayacağını vurguladı.

Çavuşoğlu, “Uluslararası toplumun baskısı tabii ki önemli ama bunu Pekin’le de bizim iyi bir şekilde yönetip, buradaki ihlalleri de tamamen sona erdirmemiz lazım.” diye konuştu.

“Bu saldırıları yapanların arkasında kim olduğunu biliyoruz”

Suriye’yle ilişkiler konusuna ilişkin soruları da cevaplayan Çavuşoğlu, Suriye’nin komşu ülke olduğunu ve halkının da kardeş olduğunu belirtti.

Suriye rejiminin uluslararası toplum tarafından tanınmış bir rejim olmadığını ve bu nedenle ilişkilerin ise ancak yeni bir anayasa sonrasında sağlıklı şekilde oluşabileceğini aktaran Çavuşoğlu, “Biz Suriye’nin sınır ve toprak bütünlüğünü herkesten daha fazla önemsiyor ve destekliyoruz.” dedi.

İdlib’deki insani duruma ilişkin konunun sorulması üzerine Çavuşoğlu, “Siyasi çözüme inanmayan, askeri çözüme inanan bir rejim var. Rejimi destekleyenler var. Rejim tek başına bu cesareti bulamaz. İdlib’de geçen sene mücadele verdik. İnsani dram devam ediyor. Son zamanlarda sivillere yönelik rejimin acımasız saldırıları artmaya başladı, ihlaller artıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Çavuşoğlu, Irak’ın kuzeyindeki Başika üssüne düzenlenen saldırının Haşdi Şabi milislerince yapıldığının iddiasına ilişkin soruya, “Burada PKK’nın bulunması herkes için bir tehdit. Milisler de bağımsız değil. Bu saldırıları yapanların arkasında kim olduğunu biliyoruz. Bu saldırıları yapanlar Sincar bölgesinde PKK’yla iş birliği yapan PKK’yı destekleyen milisler.” yanıtını verdi.

Konuya ilişkin herkesle görüştüklerini belirten Çavuşoğlu, önümüzdeki süreçte konuya ilişkin ikili-üçlü-dörtlü görüşmelerin de olacağını dile getirdi.

Çavuşoğlu, “Bu bizim hayati derecede önemli bir konu. Irak’ın istikrarı ve huzuru bakımından da hayati bir konu. Burada Sincar Anlaşmasının uygulanması önemli.” dedi.

Irak konusunda İran’la her zaman temasta olduklarını aktaran Çavuşoğlu, İran tarafından Türkiye yönelik PKK/YPG terör örgütü saldırıları konusunda da İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ile defalarca görüştüklerini dile getirdi.

Türkiye-AB ilişkileri

Çavuşoğlu, Türkiye-Avrupa Birliği (AB) arasındaki konulara ilişkin haziran ayında düzenlenecek AB Liderler Zirvesi’nden somut adımlar beklediklerini kaydetti.

Bakan Çavuşoğlu, “Üyelik süreciyle ilgili işin çok zor olduğunu görüyoruz ama diğer alanlarda adımlar atılabilir mi, atılır.” diye konuştu.

İstanbul Sözleşmesi

Çavuşoğlu, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine ilişkin bir soruya cevaben, Avrupa Konseyi’nin 47 üyesinden sadece 11 ülkenin bir çekince belirtmeden sözleşmeyi imzaladığını ve onayladığını söyledi.

Türkiye’nin sözleşmeden çekilmesinin ardından bu sayının 10 olduğunu anlatan Çavuşoğlu, Türkiye’nin yorum beyanında bulunma ve çekince koyma fırsatını sözleşmeyi imzalayıp onaylarken kaçırdığını belirtti.

Çavuşoğlu, “İstanbul Sözleşmesi iyi niyetle kaleme alınmış ama zehirlenmiş. Bundan dolayı da İstanbul Sözleşmesi (nedeniyle) tüm üye ülkelerde hemen hemen, çok ciddi tartışmalar yaşanmış, yaşanıyor. Polonya gibi bir ülke de bugün ayrılmayı düşünüyor. Bunu sadece bize yorumlayarak ‘kadına karşı bir iktidar ya da ülke’ gibi değerlendirilmesi içerde ve dışarda son derece yanlıştır.” dedi.

(Bitti)

Kaynak: Anadolu Ajansı / Muhammet Tarhan

Tavsiye Edilen Yazılar